7.Sınıf 2. Ünite: Sports – Konu Anlatımı
Simple Present Tense (Geniş Zaman)
Kullanım Alanları: Simple Present Tense’i genellikle düzenli olarak yaptığımız işleri, tekrarlanan eylemleri ve alışkanlıklarımızı anlatırken kullanırız. Türkçeye çevirirken fiillere genellikle “-r, -ar, -er, -ir, -ır, -ur, -ür” ekleri (yapar, gider, gelir, oynar vb.) getirilir.
Fen liseleri taban puanları ve yüzdelik dilimleri için sayfamızı takip ediniz.
Çekim Tablosu:
| Olumlu (+) | Olumsuz (-) | Soru (?) |
| I get up. | I don’t get up. | Do I get up? |
| You get up. | You don’t get up. | Do you get up? |
| We get up. | We don’t get up. | Do we get up? |
| They get up. | They don’t get up. | Do they get up? |
| He gets up. | He doesn’t get up. | Does he get up? |
| She gets up. | She doesn’t get up. | Does she get up? |
| It gets up. | It doesn’t get up. | Does it get up? |
Örnekler:
- I have breakfast. (Ben kahvaltı yaparım.)
- He gets up early. (O erken uyanır.)
- She plays tennis. (O tenis oynar.)
- I don’t have breakfast. (Ben kahvaltı yapmam.)
- He doesn’t get up early. (O erken uyanmaz.)
- She doesn’t play tennis. (O tenis oynamaz.)
Önemli Notlar:
- He, She, It özneleriyle olumlu cümle kurarken fiile “-s, -es, -ies” eklerinden biri getirilir.
- play –> plays
- go –> goes
- fly –> flies
- Olumsuz cümle oluştururken;
- I, You, We, They öznelerinden sonra “do not / don’t” kullanılır.
- He, She, It öznelerinden sonra “does not / doesn’t” kullanılır.
Soru Kalıpları
Yes / No Questions (Evet/Hayır Soruları):
- Do you go to gym?
- Yes, I do. (+)
- No, I don’t. (-)
- Does he go jogging?
- Yes, he does. (+)
- No, he doesn’t. (-)
WH- Questions (Bilgi Soruları):
| Soru Kelimesi | Anlamı |
| What? | Ne? |
| Who? | Kim? |
| Whose? | Kimin? |
| Where? | Nerede? / Nereye? |
| When? | Ne zaman? |
| Which? | Hangi? / Hangisi? |
| What time? | Saat kaçta? |
| Why? | Neden? |
| How? | Nasıl? |
| How many? | Kaç tane? |
| How much? | Ne kadar? |
| How often? | Ne sıklıkta? |
Örnekler:
- What do you do at the weekends?
- I meet with my friends.
- Where do you play soccer?
- I play soccer in the park.
- When does he swim?
- He swims in the mornings.
Eylemlerin Sıklığı
Bir işin hangi sıklıkta yapıldığını sormak için:
- “How often…?” soru cümlesi kullanılır.
Örnekler:
- How often do you go running? (Ne sıklıkta koşuya gidersin?)
- How often do you eat junk food? (Ne sıklıkta abur cubur yersin?)
- How often do you train? (Ne sıklıkta antrenman yaparsın?)
Frequency Adverbs (Sıklık Zarfları):
Bu zarflar bir işin hangi sıklıkta yapıldığını ifade etmek için kullanılır ve cümlede özne ile fiilin arasında yer alır.
- %100 Always – Her zaman
- %90 Usually – Genellikle
- %75 Often – Sık sık
- %50 Sometimes – Bazen
- %10 Seldom / Rarely – Nadiren
- %0 Never – Hiç, hiçbir zaman, asla
Örnekler:
- I always train hard.
- She often goes to the sports centre.
- We never play computer games.
Other Frequency Expressions (Diğer Sıklık İfadeleri):
Bu kelime ve kelime grupları da işin hangi sıklıkta ve kaç kez yapıldığını ifade etmek için kullanılır. Genellikle bu ifadeler cümle sonlarında karşımıza çıkar.
- Every morning / day / week / month / year / April / summer / Monday / weekend / lesson
- Once a day / week / month / year
- Twice a day
- Three times a day
- Four times a day
- Two hours a day
- Seven days a week
- on Sundays / Mondays
Örnekler:
- I get up early every morning.
- I go to cinema every weekend.
- She goes to Erzurum every winter.
- We go to theatre once a week.
- He goes to a tennis course twice a month.
- I travel three times a year.
- We have a big breakfast on Sundays.
- I read a book two hours a day.
- They work seven days a week.
- Sınıf 2. Ünite: Sports – Ünite Kelimeleri
Spor ve Aktiviteler
- Sport: Spor
- Indoor sports: Kapalı alan sporları
- Outdoor sports: Açık alan sporları
- Team sports: Takım sporları
- Team game: Takım oyunu
- Individual sports: Bireysel sporlar
- Daily activities: Günlük aktiviteler
- Weekly Routine: Haftalık rutin
- Gym: Spor salonu
- Player: Oyuncu
- Spectator: Seyirci, izleyici
- Opponent: Karşı taraf, rakip
- Athlete: Atlet, sporcu
- Swimmer: Yüzücü
- Swimming pool: Yüzme havuzu
- Field: Saha
- Court: Saha
- Cycling: Bisiklet sürme
- Surfing: Sörf (su kayağı) yapma
- Skiing: Kayak yapma
- Skating: Patenle kayma
- Ice skating: Buz pateni yapma
- Doing judo: Judo yapma
- Jogging: Tempolu yürüyüş, koşu
- Go running: Koşuya gitmek, koşuya çıkmak
- Go swimming: Yüzmeye gitmek
- Breaststroke: Kurbağalama yüzüş
- Freestyle: Serbest stil
- Run: Koşmak
- Train: Antrenman yapmak
- Work out: Egzersiz yapmak
- Do heavy exercises: Ağır egzersizler yapmak
- Work with the weights: Ağırlıklarla çalışmak
- Join a sports activity: Bir spor aktivitesine katılmak
- Compete in the races: Yarışlarda yarışmak
Günlük Rutin ve Sağlık
- Wake up early: Erken uyanmak
- Get up early: Erken uyanmak
- Get up late: Geç uyanmak
- Eat a full breakfast: Tam bir kahvaltı yapmak
- Eat healthy food: Sağlıklı yiyecekler yemek
- Go on a diet: Diyete başlamak
- Have a special diet: Özel bir diyet yapmak
- Have junk food: Abur cubur yemek
- Have energy drinks: Enerji içecekleri içmek
- Give energy: Enerji vermek
- Make someone strong: Birini güçlü yapmak
- Keep fit: Formda kalmak

Spor Terimleri ve Diğer Kelimeler
- Injury: Yaralanma
- Hurt: Acımak, incitmek
- Regularly: Düzenli olarak
- Make a point: Sayı yapmak, sayı almak
- Hit a ball: Topa vurmak
- Throw: Atmak, fırlatmak
- Touch: Dokunmak
- Beat: Yenmek
- Lose: Kaybetmek
- Draw: Berabere kalmak
- Cheer: Tezahürat yapmak
- Success: Başarı
- Succeed: Başarmak
- Interview: Görüşme, röportaj
- Watch a match: Maç izlemek
- Take a nap: Kestirmek, şekerleme yapmak
- Rest: Dinlenmek
- Goal: Hedef
- Championship: Şampiyonluk
- Medal: Madalya
- Equipment: Ekipman, malzeme
- Racket: Raket
- Net: File
