6. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 3. Ünite: Zararlı Alışkanlıklar

Dinimizde insana zarar veren alkol, kumar, sigara ve uyuşturucu gibi zararlı alışkanlıklar yasaklanmıştır. Bu kötü alışkanlıkların maddi, manevi, ruhsal ve bedensel birçok yönden insana zararı bulunmaktadır. Bu tür kötü alışkanlıklardan uzak durmalı ve bu konuda bilinçli olmalıyız.

 

Alkol

Alkolün beden sağlığına zararları şunlardır:

  • Beyin ve sinir sistemini etkileyerek bilinç kaybına, görme ve konuşma güçlüğüne neden olur.
  • Karaciğer, mide ve kalp sağlığını olumsuz etkiler.

Alkolün akıl ve ruh sağlığına zararları ise şunlardır:

  • İnsanın iradesini zayıflatır, karar verme yeteneğini olumsuz etkiler.
  • İnsanı bilinçli, sağlıklı ve mantıklı düşünmekten alıkoyar.

Alkolün topluma, çevreye ve ekonomiye zararları ise aşağıdaki gibidir:

  • Alkollü bir sürücü, vücut hareketlerini kontrol edemediği için trafik kazalarına sebep olur. Bu kazalar ölüm veya sakat kalmalarla sonuçlanabilir.
  • Ülke ekonomisini zarara uğratır.
  • Şiddete, kavgaya, kırgınlıklara ve aile içi geçimsizliklere sebep olur.

Anayasa’nın 58. maddesi: “Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır.”

Alkole başlamadaki başlıca etkenler:

  • Alkolün sorunları unutturduğunu sanmak.
  • Çevremizde alkol kullanan kişilerin kötü örnek olması.
  • Kötü arkadaş çevresi.

Alkol kullanmak, dinimizce HARAMdır.

Araştırma: Yakın tarihlerde ABD’li bilim insanları, alkol bağımlılığının, beyinde hasar oluşturarak gen mekanizmasını karıştırdığını belirttiler. Kronik alkol bağımlılığının, virüsün bilgisayarda bıraktığı tahribat gibi beyinde tahribata yol açtığını ortaya koyan bilim insanları, alkol kullanan insanların beyinlerindeki kritik bölgelerde moleküler seviyede program değişikliği meydana geldiğini belirttiler. Beynin üst tarafını oluşturan kabuk bölgesinde yapılan araştırma, alkolün, beynin sağlıklı düşünme ve karar verme konusunda en kritik bölgesini oluşturan bu kısımda büyük hasar meydana getirdiğini ortaya çıkardı.

Kuran-ı Kerim’den: “Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz. Şeytan içki ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi, Allah’ı anmaktan ve namaz kılmaktan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçtiniz değil mi?” (Maide Suresi, 90, 91. ayetler)

Hadis-i Şeriflerden: “Çoğu sarhoş eden şeyin azı da haramdır.” (Hz. Muhammed s.a.v.) “İçki bütün kötülüklerin anasıdır.” (Hz. Muhammed s.a.v.)

 

Sigara

Zararlı alışkanlıklardan birisi de sigara içmektir. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) istatistiklerine göre dünyada ölüme yol açan sebepler arasında sigara ilk sırada yer almaktadır. Sigarada vücuda zarar veren birçok kimyasal madde bulunur. Bunların içinde en tehlikelisi karbonmonoksittir. Bu madde, arabaların egzoz gazının aynısıdır. Ayrıca sigarada bulunan nikotin isimli madde bağımlılık yapar.

 

Sigaranın beden sağlığına zararları:

  • Sigarada vücuda zarar veren birçok kimyasal madde bulunur. Bunlardan en tehlikelisi karbonmonoksittir. Bu madde, arabaların egzoz gazının aynısıdır.
  • Sigaradaki nikotin, birçok uyuşturucu gibi bağımlılık yapar.
  • Sigarada bulunan katran, akciğer kanserine ve kronik bronşite yol açar.
  • Sigara, damar sertliğine, ağız ve boğaz kanserine, kalp hastalıklarına sebep olur.

 

Sigaranın ekonomiye ve topluma zararları:

  • Sigara içen kişi, çevresinde bulunanları da pasif içici durumuna düşürür ve onların sağlığına zarar verir.
  • Sigaranın külü, dumanı ve izmariti çevre kirliliği oluşturur.
  • Sigara içmek, ülke ekonomisine ve aile bütçesine ciddi zararlar verir.

 

Kuran-ı Kerim’den: “Kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmayın…” (Bakara Suresi, 195. ayet)

 

Uyuşturucu

İnsanın davranışlarında, düşüncelerinde ve duygularında anormal değişiklikler meydana getiren doğal ve sentetik maddelere uyuşturucu madde denir. Uyuşturucu maddelerin başlıcaları afyon, esrar, eroin, kokain ve morfindir.

 

Uyuşturucunun beden sağlığına zararları:

  • Sinir sistemini yıpratır. Gerginlik, sinirlilik ve uykusuzluk gibi durumlara yol açar.
  • Mide ve bağırsak hastalıklarına, kansızlığa, deride sivilcelerin ve yaraların ortaya çıkmasına sebep olur.

 

Uyuşturucunun ruh sağlığına zararları:

  • İnsanın sağlıklı düşünmesini, aklını ve iradesini kullanmasını engeller.
  • Bilinçsiz davranışlar göstererek önce kendisine, sonra da yakınlarına, arkadaşlarına ve topluma maddi-manevi zararlar vermesine neden olur.

 

Kuran-ı Kerim’den: “Kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmayın.” (Bakara Suresi, 195. ayet)

Hadis-i Şeriflerden: “Hastalık gelmeden önce sağlığın, ihtiyarlık gelmeden önce gençliğin ve ölüm gelmeden önce hayatın değerini bilin…” (Hz. Muhammed s.a.v.)

 

Kumar Oynamak

Kumar, ortaya belirli bir para veya mal konularak oynanan, taraflardan birini kazandırırken diğerini kaybettiren talih oyunlarına denir. Kumar oynamak dinimizce kesinlikle haramdır. Kumarda alın teri dökülmeden, emek harcanmadan elde edilen bir haksız kazanç ya da kayıp söz konusudur. Oysa dinimiz tembelliği, hileyi, haksız kazancı yasaklamış; çalışarak ve emek harcayarak kazanç elde etmeyi öğütlemiştir.

Kumar oynayan kişiler hiçbir zaman bu durumdan kazançlı çıkmazlar. Çünkü kazanmanın bir de kaybetme tarafı vardır. Bugün kazanan yarın kaybedebilir. Kişi kaybettikçe daha da hırslanır. Kazanmak için tekrar oynar. Bu böylece devam eder ve sonunda kişi maddi-manevi yönden birçok yıkımlara uğrar. Kumar oynayan kişi sadece para kaybetmez, zamanını da boşa geçirmiş olur. Oysa insan Allah’ın kendisine verdiği zaman nimetini en iyi şekilde ve Allah’ın Kur’an’da gösterdiği ilkeler çerçevesinde değerlendirmelidir.

Peygamberimiz zamanında bir kişi arkadaşlarına “Gelin kumar oynayalım” diye davette bulundu. Bu sözü duyan Peygamberimiz, o kişiye, söylediği bu kötü sözden dolayı affedilmek için sadaka vermesini tavsiye etti.

 

Kumarın zararları:

  • Kumar, borçlanmaya neden olur ve aileleri ekonomik olarak sıkıntıya düşürür.
  • Kumar, çalışarak kazanmak yerine tembelliği ve hileyi teşvik eder.
  • Kumar, kin ve düşmanlık tohumlarının atılmasına neden olur.
  • Kumar, oynayanların ruh sağlığını bozar.
  • Kumar, sağlığı bozar ve zaman israfına sebep olur.
  • Kumar, aile düzenlerini bozar, yuvaları yıkar.

 

Kuran-ı Kerim’den: “Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz. Şeytan içki ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi, Allah’ı anmaktan ve namaz kılmaktan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçtiniz değil mi?” (Maide Suresi, 90, 91. ayetler) “Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin…” (Nisa Suresi, 29. ayet) “Aranızda birbirinizin malını haksız yere yemeyin…” (Bakara Suresi, 188. ayet)

Hadis-i Şeriflerden: “En değerli kazanç, kişinin kendi elinin emeğiyle kazandığıdır.” (Hz. Muhammed s.a.v.) “İnsanların çoğu iki nimetin değerini takdir etmezler (bilmezler). Bunlardan biri sağlık, diğeri boş zamandır.” (Hz. Muhammed s.a.v.) “Hiç kimse el emeğiyle kazandığından daha hayırlı bir lokma yememiştir.” (Hz. Muhammed s.a.v.)

 

Zararlı Alışkanlıklara Başlama Sebepleri

Zararlı alışkanlıklara başlamada aile ortamı, bilgisizlik, arkadaş çevresi, merak gibi faktörlerin hepsi ayrı ayrı etkilidir. Bunların etkileri aşağıda değerlendirilmiştir:

  • Aile Ortamı: Sağlıksız, düzensiz ve ilgisiz aile ortamında yetişen çocuklar kötü alışkanlıklara daha kolay yönelirler.
  • Bilgisizlik: Kişinin bu konuda iyi bir eğitim almamış olması, kötü alışkanlıklara yönelmesine sebep olur.
  • Arkadaş Çevresi: Arkadaşlar birbirlerinden etkilenirler. Kötü alışkanlıkları olan bir kişiyi arkadaş edinen kimse, arkadaşından etkilenir ve zamanla o kötü davranışları kendisi de yapmaya başlar.
  • Kitle İletişim Araçları: Kitle iletişim araçlarındaki özendirici görüntüler, reklamlar, fotoğraflar, yazılar, filmler ve diziler, internet ortamındaki siteler gençlerin kötü alışkanlıklar edinmelerini teşvik eder.
  • Özenti ve Taklit: Arkadaşlarına özenme, onlar gibi olma isteği ve kendini kanıtlama duyguları da kötü alışkanlıklara başlama nedenlerindendir. Aynı zamanda çocuklar da, büyüklerini ve sevdikleri insanları taklit ederler.
  • Kişilik Özellikleri: Meraklı olmak, heves ve irade zayıflığı da kötü alışkanlıklara başlama nedenlerindendir. Bazı kişiler alkolün, uyuşturucunun nasıl bir şey olduğunu ve tadını merak ederler. Bunları kullanmak isterler ancak bu maddelerin bağımlılık yaratacağını düşünmezler. Önceleri tek tük şeklinde, küçük kaçamaklarla başlayan alkol ve kumar hevesi, zamanla bağımlılık yapar ve daha büyük boyutlara ulaşır. Böylelikle yarattığı sorunlar da büyür.

Atasözleri ve Özlü Sözler: “İyilerle dost olmayan kötülere komşu olur.” (Mevlana Celaleddin-i Rumî) “Üzüm üzüme baka baka kararır.” (Atasözü) “Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim.” (Atasözü)

Fen liseleri taban puanları ve yüzdelik dilimleri için sayfamızı takip ediniz.

Zararlı Alışkanlıklardan Korunma Yolları

Birey olarak bize düşen görevler:

  • Kötü alışkanlığı olan arkadaşlardan ve kötü alışkanlıkların olduğu yerlerden uzak durmalı, boş vakitlerimizi spor yaparak, kitap okuyarak değerlendirmeliyiz.
  • Ailemize bağlı olmalı, sıkıntılarımızı ve sorunlarımızı aile büyüklerimizle paylaşarak onların tecrübelerinden ve bilgilerinden yararlanmalıyız.
  • Televizyon, gazete, film, internet, bilgisayar oyunu vb. iletişim araçlarında yer alan sigara, alkol, uyuşturucu ve diğer kötü alışkanlıkları özendirici görsel, işitsel yayınlardan kaçınmalıyız.

Biz birey olarak kendimizi her türlü kötü alışkanlıklardan korumalıyız. Ayrıca kötü alışkanlığı olanları da uyarmalıyız. Çünkü kötü alışkanlıklar sadece bireye değil, o bireyin veya bireylerin davranış bozuklukları aracılığıyla toplum huzuruna da zarar verir.

Kuran-ı Kerim’den: “Onlar Allah’a ve ahiret gününe inanırlar. İyiliği emrederler, kötülükten alıkoyarlar. Hayır işlerinde birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar iyi insanlardandır.” (Âl-i İmran Suresi, 114. ayet)

Ailemize düşen görevler:

  • Aileler çocuklarına küçük yaştan itibaren iyi bir eğitim ve terbiye vermelidir. “Hiçbir baba çocuğuna güzel terbiyeden daha değerli ve üstün bir miras bırakamaz.” (Hz. Muhammed s.a.v.)
  • Aileler çocuklarına davranışlarıyla örnek olmalıdır.
  • Aileler çocuklarının arkadaş çevresinden, yaptıkları işlerden, gittikleri yerlerden haberdar olmalı, yanlışlarını gördüklerinde uygun bir dille uyarmalı, baskıcı olmamalıdır.

Devletimize düşen görevler:

Anayasamızın 58. maddesinde “Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır.” ifadesi yer alır. Devletimiz bu yasa gereğince çalışmalar yapar. Bunlar:

  • Küçüklere sigara ve alkol satışını yasa ile engellemiştir.
  • Öğrencileri kötü alışkanlıkların zararları hakkında bilinçlendirmek, onları bu tür kötülüklerden korumak için okullarda eğitici çalışmalar yapar.
  • Alkol içilen yerlerin eğitim kurumlarına yakın açılmasını yasa ile engellemiştir.
  • Uyuşturucu satışını yasa ile engellemiştir.
  • Gençlere güzel alışkanlıklar kazandırmak amacıyla spor alanları, kütüphaneler, tiyatrolar açar, buralarda çeşitli sportif ve kültürel faaliyetler düzenler.

 

Kul Hakkı

Başkalarına maddi-manevi zarar verecek bir söz söylemek veya davranışta bulunmak, kul hakkı yemektir. İnsan hakları kapsamına giren her şey, aynı zamanda kul hakkı kapsamına da girer. Kul hakkı yemek hem kişiye hem de topluma maddi ve manevi zararlar verir. Bu sebeple dinimiz kul hakkı yemeyi yasaklamıştır. Çünkü dinimiz birbirimizin haklarına saygı göstermemizi ve kul hakkı yemekten kaçınmamızı ister.

Kuran-ı Kerim’den: “Ancak insanlara zulmedenlere ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenlere ceza vardır. İşte acıklı azap bunlaradır.” (Şura Suresi, 42. ayet) “Aranızda mallarınızı haksız yere yemeyin.” (Bakara Suresi, 188. ayet)

Hadis-i Şeriflerden: “Üzerinde kul hakkı olan, ölmeden önce ödeyip helalleşsin! Çünkü ahirette altının, malın değeri olmaz. O gün, hak ödeninceye kadar kendi sevaplarından alınır. Sevapları olmazsa, hak sahibinin günahları buna yüklenir.” (Hz. Muhammed s.a.v.)

Kul Hakkı Yemek Hangi Şekillerde Olur?

  • Başkalarına zarar vererek kul hakkı yemek: Hırsızlık, yankesicilik ve hile yapmak, eksik ölçüp tartmak, yalan söylemek, iftira atmak, dedikodu yapmak, alay etmek, başkalarının özel hayatını araştırmak, lakap takmak, çevreye zarar vermek, görevini ihmal etmek…
  • İçki, uyuşturucu, kumar, sigara gibi kötü alışkanlıklar sağlıklı yaşam hakkını olumsuz etkilediği için kişinin hem kendisine, hem de topluma zarar veren hak ihlalleridir.
  • Ana-baba hakkı: Anne-babanın sözünü dinlememek, tavsiyelerine uymamak, onlara isyankar davranmak kul hakkı ihlalidir.
  • Komşu hakkı: Komşuluk ilişkilerinde dikkatsiz davranmak, gürültü yaparak, bahçeyi ve ortak kullanım alanlarını kötü kullanarak komşuları rahatsız etmek kul hakkı ihlalidir.
  • Toplumsal hak ihlalleri: Trafik kurallarına uymamak, kaçak elektrik veya su kullanmak, vergi kaçırmak, rüşvet almak-vermek, torpil yapmak, soygunculuk yapmak, devlet malına zarar vermek kul hakkı ihlalidir.

Kul Hakkı Yiyen Kişi Ne Yapmalıdır?

Kul hakkı ihlalinde bulunan biri, hakkını yediği kişiyle helalleşmeli, ondan özür dilemeli ve Allah’a tövbe etmelidir. Peygamber Efendimiz bu konuda şöyle buyurmuştur: “Üzerinde kul hakkı olan, ölmeden önce ödeyip helalleşsin! Çünkü ahirette altının, malın değeri olmaz. O gün, hak ödeninceye kadar kendi sevaplarından alınır. Sevapları olmazsa, hak sahibinin günahları buna yüklenir.”

 

Hz. Yahya (a.s.)

Hz. Yahya (a.s.), İsrailoğullarına gönderilen peygamberlerden olup Zekeriya aleyhisselamın oğludur. Annesinin ismi Elisa’dır. Elisa İmran’ın kızıydı. Hristiyanlar Elisa’ya “Elizabeth” derler.

Allahü Teâlâ, onu babası Zekeriya aleyhisselamın duası üzerine ihsan etti. Zekeriya aleyhisselam doksan dokuz veya yüz yirmi yaşına geldiği halde neslini devam ettirecek bir evladı yoktu. Hanımı da doksan sekiz yaşındaydı. Gerek kendisinin, gerekse hanımının çocuk sahibi olma yaşları geçmişti. Fakat içine evlat sevgisi düşüp kendisine salih bir evlat ihsan etmesi için Allahü Teâlâ’ya dua etti. Allahü Teâlâ Zekeriya aleyhisselamın duasını kabul etti. Zekeriya aleyhisselam odasında namaz kıldığı sırada Cebrail aleyhisselam ona şöyle nida etti: “Ya Zekeriya, muhakkak Allahü Teâlâ sana kendinden gelen bir kelimeyi (İsa aleyhisselamı) tasdik edici ve kereminin seyyidi ve nefsine hakim ve salihlerden bir peygamber olmak üzere Yahya’yı müjdeliyor.” Bu husus Âl-i İmran Suresi 38-39. ayetlerinde bildirilmiştir.

Zekeriya aleyhisselamın ihtiyar olan hanımı hamile kaldı ve belirli müddetten sonra Yahya aleyhisselam doğdu. Rivayete göre Yahya aleyhisselamın doğumu ile İsa aleyhisselamın doğumu aynı seneye rastlamaktadır. Doğumundan itibaren fevkaladelikler içinde olan Yahya aleyhisselam babası Zekeriya aleyhisselamın nezaretinde yetişti. Küçük yaşta Tevrat’ı okumaya ve hükümlerini anlamaya başladı. Zaten Allahü Teâlâ tarafından ona küçük yaşından itibaren hikmet ihsan edildiği, Tevrat’ı okuyup hükümlerini anlama kabiliyeti verildiği bildirilmiştir. Tevrat’ı ve hükümlerini küçük yaşta öğrenmiş olan Yahya aleyhisselam bazen Beyt-ül Makdis’te (Mescid-i Aksa), bazen de tenha ve ıssız yerlerde Allahü Teâlâ’ya ibadet ve taatla meşgul olurdu.

Öğrendiklerini İsrailoğullarına anlatır, onları Allahü Teâlâ’nın emirlerini yapmaya, yasaklarından kaçınmaya davet ederdi. Gayet mütevazı ve sade bir hayat yaşar, kıldan elbise giyer, arpa ekmeği yerdi. Dünyaya gönül vermezdi. Gece gündüz Allahü Teâlâ’ya ibadet eder, Allah korkusundan dolayı çok ağlardı. Göz yaşları sebebiyle nurlu yüzü yara olurdu.

Yahya aleyhisselam rüşd (olgunluk) çağına ulaştığı zaman, kendisine Allahü Teâlâ tarafından peygamberlik emri bildirildi. İlk önce Musa aleyhisselamın bildirdiği dinin esaslarına uyması ve Tevrat’ın hükümlerini insanlara tebliğ etmesi emredildi. İsa aleyhisselama İncil nazil olup, Tevrat’ın hükmü kaldırılınca İsrailoğullarını İncil’in emir ve yasaklarına uymaya çağırdı. Daha sonra Şam’a giderek insanları hak dine davet etti.

Yahya aleyhisselamın davetini kabul edenler olduğu gibi, türlü bahanelerle ona karşı çıkanlar da oldu. Peygamberlerin mucizelerini gördükleri halde onlara inanmayıp, karşı çıkan ve birçok peygamberi şehit eden İsrailoğulları İsa aleyhisselama karşı çıkıp onu şehit etmek istediler. Allahü Teâlâ İsa aleyhisselamı göğe kaldırdıktan sonra Yahya aleyhisselam İncil’in hükümlerini insanlara anlatmaya devam etti. Zalim Yahudi Hükümdarı Herod’un torunu Birinci Herod, Hz. Yahya’ya iyi muamelede bulunurdu. Kendi kardeşinin kızı veya hanımının önceki kocasından bir kızı vardı. Yahudi hükümdarı Birinci Herod bu kızla evlenmeyi ve nikahlarını Yahya aleyhisselamın yapmasını istedi. Yahya aleyhisselam böyle bir evliliğin Hz. İsa’nın tebliğ ettiği İncil kitabında yasaklandığını ve böyle bir nikahın imkansız olduğunu bildirdi. Bu duruma içerleyen kızın annesi, Yahya aleyhisselamın öldürülmesini istedi.

Yahya aleyhisselama karşı iyi niyet sahibi olan Birinci Herod da kadının ve kralla evlenmek isteyen kızının ısrarı üzerine Yahya aleyhisselamın yakalanıp getirilmesi veya öldürülüp, başının getirilmesini adamlarına emretti.

Herod’un adamları Yahya aleyhisselamı yakalayıp, başını kesmek suretiyle şehit ettiler. Başka bir rivayette de yakalayıp getirdiler. Herod kendisi başını kesmek suretiyle şehit etti. Kesilmiş olmasına rağmen Yahya aleyhisselamın başı mucize olarak: “Bu kızı almak sana helal değildir.” diye defalarca söyledi. Allahü Teâlâ Yahya aleyhisselamın intikamını almak için onların başına bazı musibetler gönderdi. Bazı rivayetlerde Herod ve evlenmek istediği kızı, Karun gibi yerin yuttuğu bildirilmektedir.

Yahya aleyhisselam şehit edildiği zaman otuz dört yaşlarında bulunuyordu. Yahya aleyhisselamın mübarek bedeninin parçaları, başka başka şehirlerdedir. Başı ise Şam’daki Ümeyye Camii’ndeki türbededir.

Yahya aleyhisselam suret itibariyle zamanındaki insanların en güzeli ve hüsn-ü cemal sahibiydi. İnsanlara karşı yumuşak huylu, tevazu ve şefkat sahibiydi. Başındaki saçları seyrek ve sesi inceydi.

Ondan önce Yahya ismiyle isimlendirilen olmamış ve ismi Allahü Teâlâ tarafından bildirilmişti. Bu husus Meryem Suresi 7. ayetinde bildirilmiştir. Yahya aleyhisselam günahlardan temiz kılınmış olup, takva sahibiydi. Tevazu sahibi olup itaatkar ve halim selimdi. Yahya aleyhisselam doğduğu, öldüğü ve dirildiği günlerde Allahü Teâlâ tarafından selamete erdirildi. Bu hususiyetleri Meryem Suresi 13, 14 ve 15. ayetlerinde bildirilmiştir.

 

Tebbet Suresi ve Anlamı

Tebbet Suresi, Kur’an-ı Kerim’in 111. suresidir ve 5 ayetten oluşur. Mekke döneminde Fatiha Suresi’nden sonra indirilmiştir. Adını ilk kelimesi “Tebbet” (elleri kurusun) kelimesinden alır. Surenin ilk üç ayetinde Peygamberimizin amcası Ebu Leheb’e beddua edilmekte, sahip olduğu servetin ve çocuklarının kendisini cehennem ateşinden kurtaramayacağı haber verilmektedir. Son iki ayette Ebû Leheb’in karısı Ümmü Cemîl Ervâ’nın da alev alev tutuşan cehenneme gireceği bildirilmektedir. Çünkü o, Hz. Peygamber’e eziyet etmek için dikenler taşıyıp O’nun (s.a.v.) geçeceği yola sermekteydi.

5. sınıf din dersi
5. sınıf din dersi