LGS (Liseye Geçiş Sınavı) artık kapına dayandı ve sen şu an o çok konuşulan, heyecan dolu “son viraj”dasın. Yıllardır verdiğin emeğin, çözdüğün binlerce sorunun karşılığını alacağın o güne adım adım yaklaşıyorsun. Ancak zihninde dönüp duran o büyük baskıyı biraz hafifleterek başlamalısın: Bu sınav senin zekanı, potansiyelini ya da hayattaki değerini ölçmüyor. Bu sınav, sadece senin bugüne kadarki hazırlık seviyeni, birikimini ve en önemlisi o büyük gün sergileyeceğin performans yönetimini test ediyor.
Sınavı sadece kitapçığı önüne aldığın andan ibaret görmemelisin. Cumartesi sabahı yapacağın kahvaltıdan, sınavdan bir-iki gün önceki uyku düzenine kadar her şey bu performansın birer parçasıdır. Bu süreci en hasarsız ve en başarılı şekilde atlatabilmen için, son günlerde ve özellikle sınav günü yapman gerekenleri çok iyi bilmeli, adımlarını buna göre atmalısın.
Fen liseleri taban puanları ve yüzdelik dilimleri için sayfamızı takip ediniz.
İşte hayatının bu önemli dönüm noktasını en doğru stratejiyle yönetebilmen için bilmen ve uygulaman gereken hayati adımlar:
- Sınav Öncesi Son Viraj Stratejileri
Şu an senin için en büyük taktik, deneme sınavları üzerinden gitmek ve eksiklerini nokta atışı tespit ederek kapatmaktır. Artık baştan sona konu çalışacak zamanı geride bıraktın. Şimdi, denemelerde takıldığın veya yanlış yaptığın soruların üzerine giderek o küçük pürüzleri giderme zamanı.
Bunun yanı sıra, başarının yarısı biyolojik ritmini sınav gününe uyumlu hale getirmekten geçer. Kendini şimdiden gerçek bir sınav simülasyonuna alıştırmalısın:
- Gerçekçi Simülasyonlar Yap: Evde deneme çözerken bunu halıya uzanarak, yatakta kaykılarak veya rahat bir koltukta yapmayı tamamen bırakmalısın. Masaya dik oturmalı ve tıpkı gerçek sınav salonundaymış gibi bir ortam yaratmalısın.
- Biyolojik Saatini Ayarla: Gerçek sınav günü saat 09.30’da sözel oturum başlayacak. Sen de şimdiden her sabah tam 09.30’da masanın başında olmalı ve sözel sorularını çözmeye başlamalısın. Saat 11.30’da ise sayısal kitapçığını açıp matematik ve fen sorularına odaklanarak zihnini bu ritme alıştırmalısın.
- Yasakları Evde de Uygula: Gerçek sınavda müzik dinlemek ya da kahve/çay yudumlamak yasak. Evdeki provalarında da arka plana müzik açmamalı, masana seni rahatlatacak o kahve kupalarını koymamalısın. Zihnin, tamamen sessiz ve izole bir ortama şimdiden adapte olmalı.
- Uyku ve Performans Dengesi
Uyku, bir gecede değiştirilebilecek bir eylem değildir; o tam anlamıyla bir alışkanlık sürecidir. Birçok öğrencinin düştüğü en büyük hata, tüm hafta geç saatlerde yatıp sınavdan önceki cuma gecesi “Erken yatayım ki uykumu alayım” demesidir. Bunu yaptığın an, vücudun o saate alışkın olmadığı için yatakta döner durursun, uykun kaçar ve stretches yaşarsın. Sonuç ise sınav sabahı uykusuz ve yorgun bir zihin olur.
Bu tuzağa düşmemek için sınavdan tam bir hafta önce uyku düzenini oturtmaya başlamalısın:
- Sınav akşamı saat kaçta yatmayı planlıyorsan, bir hafta boyunca her gün tam o saatte yatağa girmelisin.
- Sınav sabahı kaçta kalkman gerekiyorsa, bir hafta boyunca her sabah tam o saatte uyanmalısın.
Böylece cuma gecesi yatağa girdiğinde zihnin ve bedenin yabancılık çekmeyecek, biyolojik saatin sayesinde rahatça uykuya dalabileceksin.
- Sınav Kahvaltısının Altın Kuralı
Sınav sabahları yaşanan en büyük problemlerden biri, heyecan yüzünden kahvaltı yapmayı reddetmektir. Özellikle stres anında midenin bulanması veya hiçbir şey yemek istememen çok normaldir. Ancak sınava tamamen aç girmek, sınav ortasında kan şekerinin düşmesine, odaklanma sorunlarına ve baş ağrısına yol açar.
Miden bomboş olduğunda salgılanan mide asidi seni daha çok rahatsız eder. Az da olsa, çeyrek ekmeğin yarısı kadar bile olsa, midendeki o asidi çekecek bir şeyler atıştırmalısın.
Burada en büyük görevlerden biri de ailene düşüyor. Sınav sabahı sana enerji versin diye normalde hiç yemediğin kadar çok yumurta yedirmeye çalışmak ya da bir bardak dolusu portakal suyu içirmek tamamen ters tepebilir. Bu durum mideni bozabilir, hatta seni ishal edebilir. Bu yüzden sınav kahvaltısını sınavdan son iki gün önce denemelisiniz. Perşembe sabahı nasıl bir kahvaltı yaptıysan ve bu sende hiçbir mide bulantısı ya da rahatsızlık yaratmadıysa, cumartesi sabahı da birebir aynı kahvaltıyı yapmalısın. Sınav günü yeni maceralara, farklı besinlere yer yok!
Tüm öğrencilerimizi online matematik kampları programlarımıza bekleriz.
- Hayati 45 Dakika: İki Oturum Arasındaki Gizli Tuzak
Geldik LGS’nin en kritik, en çok sınav kaybettiren veya kazandıran o gizli bölümüne: İki oturum arasındaki 45 dakikalık mola.
Saat 09.30’da girdiğin sözel oturum bittiğinde, saat 10.45’te dışarı çıkacaksın ve 11.30’daki sayısal oturuma kadar tam 45 dakikan olacak. Bu mola, senin dinlenme ve zihnini boşaltma sürendir; ancak öğrencilerin büyük bir kısmı bu süreyi kendi elleriyle bir tuzağa dönüştürür.
Bu 45 dakikalık süreyi doğru yönetmek için şu kuralları zihnine kazımalısın:
Soruları Asla Tartışma
Sözel oturumdan çıktığın an koridorda, sınıfta veya okul bahçesinde hiçbir arkadaşınla soruları sakın tartışma. Yanına bir arkadaşın gelip “Ben Türkçe sorularının hepsini full yaptım” diyebilir; unutma ki sadece moralini bozmak için sallıyor ya da gerçekten yanlış bildiği halde doğru yaptığını sanıyor olabilir. Bir diğeri gelip “22. sorunun cevabı kesinlikle A şıkkıydı” diyebilir; oysa doğru cevap C şıkkıdır. Eğer o anda arkadaşına inanıp “Eyvah, ben o soruyu yanlış yaptım” dersen, moralin altüst olur, motivasyonun düşer ve daha da önemlisi, 45 dakika sonra gireceğin sayısal oturuma çok büyük bir moral bozukluğuyla başlarsın. Sözel oturum bittiği an, o kitapçık senin için tamamen kapanmıştır. Doğrularını ve yanlışlarını ancak sınavdan sonra, eve gittiğinde öğrenebilirsin. Moladayken geçmişi değiştiremezsin ama geleceğini (sayısal oturumu) kurtarabilirsin.
Ailenle Mesafeni Koru
Biz toplum olarak sınavlara ailece giren bir ülkeyiz. O gün okul bahçesinde sadece sen olmayacaksın; binlerce anne ve baba da tellerden, örgülerden okul bahçesini izliyor olacak. Birinci oturum bittiğinde pencerelere, bahçe tellerine koşup aileni aramaya çalışma. Birçok öğrenci, o büyük sınav stresinin ardından annesini veya babasını gördüğü anda bir boşalma yaşıyor ve ağlama krizine giriyor. Midesi bulanan, heyecandan kusan çocukların çoğu o molada aileleriyle temas kuranlar oluyor.
Bu yüzden ailene şimdiden söylemelisin: “Mola yerinde benimle iletişim kurmaya çalışmayın, işler yolunda olsa bile beni kendi başıma bırakın.” O 45 dakikada ailenden, akrabalarından uzak kalmalı, kendi iç dünyana dönmelisin.
Zihnini ve Bedenini Yenile
Peki, bu 45 dakikada ne yapmalısın? Yapman gereken şey çok basit: Okulun bahçesinde minik, sakin yürüyüşler yap. Temiz havayı derin derin içine çek. Tuvalet ihtiyacın varsa mutlaka gider. Biraz su iç ve zihnini tamamen boşaltmaya çalış. Sayısal oturum başlamadan önce beynini dinlendir ve dinç bir şekilde sırene geri dön.
- Aile İçi İletişim Dilini Doğru Ayarlamak
Sınavdan önceki akşam ve sınav sabahı, evdeki iletişim dilinin tamamen pozitif ve sakin olması gerekir. Bu süreçte ailenden gelebilecek her türlü aşırı tepki seni baskı altına alabilir. Bazen anne veya babalar iyi niyetle “Sen aslansın, sen kaplansın, kesin kazanırsın, sana güvenimiz tam” diyerek motivasyon vermeye çalışırlar. Ancak bu cümleler sende “Ya kazanamazsam, ya onların bu büyük güvenini boşa çıkarırsam” korkusu yaratır.
Tam tersi bir yaklaşımla, “Bu senin son şansın, geleceğin bu sınava bağlı, çok dikkatli olmalısın” gibi baskıcı cümleler ise zaten var olan stresini zirveye çıkarır. Birçok öğrenci, daha sınav salonuna adım bile atmadan, cuma akşamı evdeki konuşmalar yüzünden ya da cumartesi sabahı kahvaltı sofrasındaki gerilim nedeniyle sınavı kafasında kaybederek binaya giriyor.
Bu nedenle ailene, senin sadece sakinliğe, normal bir güne ve huzurlu bir ortama ihtiyacın olduğunu açıkça belirtmelisin. Ne aşırı bir övgü ne de bir kıyamet senaryosu… Sadece sıradan, huzurlu bir sabah seni en iyi performansa ulaştıracaktır.
Unutma, sen bu sınav için elinden geleni yaptın. Şimdi yapman gereken tek şey, son günlerde biyolojik ritmini korumak, sınav sabahı mideni rahatlatacak o sade kahvaltıyı yapmak ve sınav arasındaki o 45 dakikalık sürede dış dünyaya kulaklarını tamamen tıkayarak sadece kendi performansına odaklanmaktır. Kendine güven, adımlarını planlı at ve o salondan başın dik bir şekilde çık. Başarılar seninle olsun!

